Hastaların implant yaptırmasının reddedildiği veya ertelendiğinin en yaygın nedenlerinden biri, planlanan implant bölgesinde yetersiz kemik hacmi veya kalitesidir. Kemik; diş çekiminin ardından, uzun süre protez kullanımında, periodontit sonucunda veya travma nedeniyle erir. Kemik grefti, kaybedilen hacmi yeniden oluşturan ve implantın sağlam şekilde entegre olması için zemin hazırlayan bir prosedürdür.
Bu sayfada şunları ele alıyoruz: kemik grefti ne zaman gereklidir, hangi materyaller kullanılır, en yaygın teknikler nasıl uygulanır ve bu durum pratik açıdan — özellikle Alanya’da tedavi planlayan bir hasta için — ne anlama gelir.
Alveoler kemik — diş köklerini tutan çene kısmı — yalnızca dişler var olduğu sürece mevcuttur. Çekimin ardından bu bölgedeki kemik rezorbe olmaya başlar: vücut eksik kökten yük sinyali alamaz ve dokuyu giderek gereksiz sayarak eritir. Süreç çekimden sonraki ilk 3–6 ayda en aktiftir, ancak yıllarca devam eder.
Klinik gözlemler, çekimden sonraki ilk yılda alveoler kret genişliğinin ortalama %25, üç yılda %40–60 azaldığını göstermektedir. Bu, implantasyonu ne kadar ertelerse o kadar yetersiz kemikle karşılaşılacağı anlamına gelir.
En yaygın kullanılan tekniktir. Defekt bölgesine kemik materyali yerleştirilir ve bariyermembranla kapatılır. Membran, yumuşak dokuların rejenerasyon alanına girmesini önler ve yeni kemik oluşumu için yer açar. 4–9 ay sonra kemik materyali hastanın yeni kemik dokusuyla yer değiştirir.
GBR, implant yerleştirmeyle eş zamanlı veya defekt hacmine ve birincil stabilitesine bağlı olarak ayrı bir ön adım olarak uygulanabilir.
Üst çenede arka diş bölgesine özgü bir prosedürdür. Özellikle diş kaybından sonra sinüs çoğunlukla alveoler krete yakın konumlanır. Bu durumlarda sinüs altındaki kemik yüksekliği standart uzunluktaki implant için yetersiz kalır.
Sinüs liftingde sinüs tabanı dikkatlice yukarı kaldırılır ve oluşan boşluğa kemik materyali yerleştirilir. İki teknik: önemli eksiklikte açık sinüs lifting (yan pencere aracılığıyla) ve küçük eksiklikte kapalı sinüs lifting (implant yatağı üzerinden) — aynı seansta implant yerleştirilmesine olanak tanır.
Biyolojik açıdan en aktif materyal hastanın kendi kemiğidir. Çene ön bölgesinden, çene kolundan, nadiren kalça kemiğinden alınır. Otogreft kemiği doğrudan kemik oluşumuna katılan canlı osteoblastlar içerir. Dezavantajı: donor bölgede ek cerrahi gerektirir. Büyük defektlerde kullanılır.
Materyal türü | Açıklama ve uygulama |
Otogreft | Hastanın kendi kemiği. En yüksek biyolojik aktivite. Donor bölge cerrahisi gerektirir. |
Allogreft (insan) | Özel işlemden geçirilmiş donör insan kemiği. İyi osteokonduktivite, ek cerrahi gerektirmez. |
Ksenogreft (hayvan) | Genellikle sığır kemiği (Bio-Oss). En iyi belgelenmiş yerine koyucu. Yavaş rezorpsiyon, uzun vadeli hacim koruması. |
Sentetik materyaller | Hidroksiapatit, β-TCP ve kombinasyonlar. Biyolojik risk yok, farklı rezorpsiyon hızları. |
Kombinasyonlar | Optimum rejenerasyon ve hacim koruması için farklı materyallerin karışımları. |
Kemik grefti gerekip gerekmediği yalnızca 3D tomografi (KIBT) ile belirlenebilir. İki boyutlu röntgenden bu karar güvenilir şekilde verilemez.
Prosedür | İmplantasyona kadar tahmini süre |
İmplantla eş zamanlı küçük GBR | Ayrı bekleme süresi yok — implantat hemen yerleştirilir |
Ayrı adım olarak GBR | İmplantasyona kadar 4–6 ay |
Eş zamanlı implantlı kapalı sinüs lifting | Standart osseointegrasyon — 3–4 ay |
Açık sinüs lifting | İmplantasyona kadar 6–9 ay |
Otogreft kemik bloğu | İmplantasyona kadar 4–6 ay |
Yurt dışından gelen hastalar için kemik grefti bir engel değil, ek bir adımdır. Kendi ülkesinde «kemik grefti lazım, çok pahalı» denen pek çok hasta, bunu Alanya’da kapsamlı bir tedavi planının parçası olarak çok daha uygun maliyetle yaptırmaktadır.
Önemli olan gerçekçi bir zaman planı oluşturmaktır. Bize 3D tomografi veya panoramik röntgen gönderin: kemik grefti gerekip gerekmediğini ve bunu genel plana nasıl entegre edeceğimizi önceden değerlendirebiliriz.
3D tomografinizi veya panoramik röntgeninizi WhatsApp veya e-posta ile gönderin. Kemik grefti gerekip gerekmediğini ve tedavi planına nasıl entegre edileceğini değerlendiririz.